9 Aralık 2014 Salı

Hey Sébastien!

N'aber Sebasti? Çok uzun zaman oldu sana yazmıyorum.

Ben nasıl mıyım?
Üzüntümle yorduğum ruhumun çatlak noktalarından sızmaya, yalanlar söylemeye ve maske takmaya devam ediyorum.

Mesela sana... Arkandan var olan tüm olumsuzlukların için atıp tutar, senle bir arpa boyu yol alamayacağımın çığlıklarını atarken, kafamın atık olduğu bir gün senle hayatımı birleştirmeyi bile düşünebiliyorum.
Senin hakkında konuştuğum kişilere söylediklerim mi tutarsız, sana olan tavrım mı?

Ve yahut inkarlar?
Zamanın başlangıcından bu yana süregelen hasır altları? Örnekler rahatsız edecek kadarlar...

Belki de...

Bu akşam J'adore'a gidip şarap içmek güzel bir fikirdir!
Bu önermeyi şimdi mercek altına alalım, bakalım ne çıkacak.

Cevap basit. Bir adet x'imiz var. Bilindiği gibi kendisi bir değişken. Bir parametre. Yani duruma göre farklılık gösterebilen bir şey. Her farklı denklemde farklı değerler biçilebilir kendisine. Bu ön açıklama ile birlikte önce x'imiz enfes bir değer alır denklemde. Sonra aldığı o ilk değerle ikinci bir denklemde yerine yazılır. İçerisine, biraz gözden uzaklardaki y'ler z'ler katılarak kulak memesi kıvamına gelecek kadar pişirilir. Harca katılan diğer parametrelerin etinden sütünden de faydalanılarak yapılan yemeğin güzel aroması damaklarda lezzet bırakır.
Hepimize afiyet olsun.

Dinlemenizi önererek,

Nil Karaibrahimgil - Kek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder